"Biri Sizi Bir Kez Aldatırsa Suç Onundur. İki Kez Aldatırsa Suç Sizindir." (Romen atasözü)

klinik farmakoloji dosyası
Acı İlaç

Yeni yılın ilk yazısını yine çok uzaktan, A.B.D’nden yazıyorum. Burada ne tsunami, ne Irak, ne başka birşey kimsenin umurunda değil. ABD ölü başına 2300 dolar yardım ile yine başı çekiyor.Kişiler mutlu, çoğu depremin nerede olduğundan habersiz!!!

Geçen sene ile ilgili ne yazabilirim? Hepsini yazdık ama yine de meramımızı anlatamadık.  Geçen yıl da bu yıl olacağı gibi devlet kesesinden ilaç olmayan ilaçlara milyonlar harcadık.

Aşağıdaki sütunda bunun bir örneğini görüyorsunuz. Statinlerin kullanımı tartışılırken, kombinasyonlarına kim ve ne için bu ülkede ruhsat veriyor? Her yere tahtirevanla gitmeye alışmış bir toplumda bazı sorunları çözmek çok zor.

Bu ilacı pazarlayacakların hikayeleri ve bu hikayeleri anlatacak diploması ipotekli bilim adamları hazır. Sizlere diyecekler ki; bu ilaç hem LDL’i azaltıyor, hem kolesterolü düşürüyor.

Daha önce bu sütunlarda belki okudunuz, bu işin pazarlaması aylar önce başladı. Önce NIH’teki satılık bilim adamları rehberleri değiştirdi, standart lipid düzeylerini daha aşağı çekti, sonra buna uygun ilaç piyasaya çıktı! NIH bile çok sonra bunun farkına vardı ve çalışanlarının ilaç firmaları ile ilişkilerini kesti.

Bu konuya tekrar döneriz. Öyle gözüküyor ki Merck, Vioxx’tan kaybettiklerinin acısını VYOTRIN ile çıkartacak. Altta kalanın canı çıksın!..

Geçen senenin Türkiye’deki son konusu, sosyal sigorta kurumları ile TEB arasında imzalanan protokol oldu.

Bu konuda ilk defa ciddi bir çalışma sergileyen sayın Tuncay Teksöz ve ekibi ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamadı. Çünkü, bu konudaki üç kağıtları daha öğrenememişlerdi!

Yalnz onlar mı? Hayır biz de her gün yeni bir şey öğreniyoruz!.. En son öğrendiğimiz “özel iskonto”oldu. Yani bu güne kadar bize ilaç fiyatlarının sanayi maliyetine göre hesaplandığını, eczacı kar haddinin yüzde 25 olduğunu söyleyenler bizi uyutuyorlarmış. Bu vesile ile öğrendik ki eczacı karı yüzde 25 değil, yüzde 25 + yüzde 7 (özel iskonto) imiş. Buna mal fazlası, bir seneye varan (!) vade, çeşitli etik (!) promosyon materyalleri dahil değil.

İlaç sanayii kimse duymasa bunların hepsini verecek ama, sonra kamu oyuna ne diyecek. Bilindiği gibi ilaç firmalarının yıllık karı yüzde 15’i geçemez. Haydi bakalım izah edin, yüzde 11 devlete iskonto, yüzde 7 eczacıya özel iskonto, depolara hiçbir şey yapmadığınızı sakın söylemeyin (!). İlkokul matematiği ile yüzde 18 iskonto yaptınız, yani şimdiden yüzde 3 içerdesiniz...Acaba bunu nasıl çıkartacaksınız? Veya bunun ucu nereye girecek... Hiç merak etmeyin ucu yine hastaya, yine devlete girecek.

Türkiye eşi benzeri bulunmayan bir ülke. Yalnız, tarihimizle, doğamızla falan değil, her şeyimizle. Dünyada Türkiye’den başka jenerik ilacın orijinalden pahalı olduğu bir ülke yok.

Dünyada üretilen tüm ilaçların (işe yarasın yaramasın) devlet tarafından alındığı başka bir ülke yok....

Dünyada birçok ülkede ruhsat almayan ilaçlara en erken ruhsat veren  Türkiye’den başka ülke yok.

Eskimoların bile kabul ettiği patent ve veri korumayı halen tartışan Türkiye’den başka ülke yok...

Batı dünyasında, kalitesinin bilinmediği ilaçları halen kullanan Türkiye’den başka ülke yok.

Kendi örgütünün bile kabul etmediği protokolü üçüncü şahıslar adına imzalayan meslek örgütü başkanları Türkiye’den başka ülkede yok...

Bunları 2005’de daha uzatacağız, nede olsa aldatılmaya alışmışız. SUÇ BİZLERDE ARTIK.....

Not:

1.Tek tek yanıtlayamadığımız tüm dost ve sevenlerimizin yeni yılını kutlar, 2005’in hepimiz için 2004’den daha iyi olmasını dilerim.

2.COX-2 hikayesi hiç olmaz ise şimdilik Türkiye’de bittiği için, daha fazla bu konuya değinmedik. Keşke biz haksız çıksa idik ve binlerce kişi firma para kazanacak diye mağdur olmasaydı. Zarar görenlerin haklarını kim koruyacak? Hasta hakları koruyucuları neyle uğraşıyor?

3.Neden hep eczacı karları konuşuluyor da ihale masrafları bile ilaç firmaları tarafından karşılanan depocu karları hiç gündeme gelmiyor?

4.Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün 09.12.2004 tarihinde ilaç sektörü örgüt yöneticileri ile birlikte yaptığı toplantıda, sektör temsilcileriyle mutabakat sağlanan maddeler ve diğer maddelere ilişkin olarak; Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün 10.12.2004 tarih ve 49174 sayılı yazıları ekinde gönderdikleri Beşeri ve Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği  taslağına yönelik gerekçeli doküman İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası ve Türkiye İlaç Sanayicileri Derneği tarafından ortak imzalı olarak düzenlendi.  AIFD nerede? Bu konuda ” kanarya sevenler derneği ilaç grubunun” bile fikrini alanlar acaba neden konuyla ilgili bilimsel derneklerden fikir sormadı? Acaba çekindikleri konuların gündeme geleceğinden mi korktular! Çıkar ilişkisi gibi!

5.Dünya Sağlık Örgütü Celebrex’in Türkiyede piyasadan çekilişini Sağlık Bakanlığı basın bülteni ve “Türkiye Klinik Farmakoloji Derneği” ile yaptığı yazışmaları kaynak  göstererek duyurdu ;

“CELECOXIB Withdrawn in Turkey

TurkeyThe Market Authorization Holder for celecoxib (Celebrex) in Turkey has voluntarily  withdrawn celebrex from the Turkish market. The Turkish Human Medicinal Products Advisory Committee had earlier directed that the labels of celecoxib (Celebrex 100 mg and 200 mg) capsules should state that the product may not be used by individuals who have obstructive arterial disorder of  the cardiovascular system or the central nervous system.

Reference:

Press Release from the Turkish Ministry of Health and Communication from the Turkish Clinical Pharmacological Society,November 2004.”

 

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay

EACPT (European Association for Clinical Pharmacology and Therapeutics) Onursal Başkanı

tulunay@dfialup.ankara.edu.tr