Başka bir renk deneyin:
Başka bir font büyüklüğü deneyin: 60% 70% 80% 90%


 


KAZIKLAYAN KAZIKLAYANA!...

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay, EACPT onursal başkanı ve Türkiye Akılcı İlaç Platformu başkanı, [email protected] senelerde ilaç firmaları neredeyse tüm dünyada akla hayale gelmeyecek yöntemlerle senelerin ilaçlarını bile boyayarak (!) fahiş fiyatlarla yeniden pazarlamakta, bir taraftan hastaları soyarken diğer tarafından geri ödeme kurumlarına büyük zarar vermekte. Nisan 2008 de 70 peni olan ACTAVİS’e ait hidrokortizonun fiyatı Mart 2016 da %12.000 (yanlış okumadınız yüzde onikibin) 88 sterline çıkartılmış. Senelerdir kullanılanı ve hayat kurtarıcı bir ilaç olan hidrokortizonun nasıl olupta bukadar fahiş fiyatla satılması kolay anlaşılabilir bir olay değildir. Benzer şekilde Pfizer İngilterede 2.83 sterlin olan epilepsi (sara) ilacı fenitoinin fiyatını %2.600 artırarak 2.83 sterlinden 67.5 sterline çıkartmış ve bu yaptığı yolsuzluk yanına kar kalmamış ve Pfizer 84.2 milyon sterlin cezaya çarptırılmıştır. Bu fiyat artışı ile NHS (Ulusal Sağlık Servisinin) 2013 de bu ilaç için 2 milyon sterlin olan harcaması 2013 te 50 milyon sterline çıkmıştır. Pfizer’in bir gecede %2600 fiyat artırması kasıtlı bir ‘’debranding’’ (markasızlaştırma, markanın bir ürününde marka isminden vazgeçmesi) olayı. Pfizer kendi ilacını kasıtlı olarak Flynn farmaya devrederek-satarak (iki firma da bunu reddetmekte) aşırı fiyat alabilmiştir.Büyük ilaç firmaları marka ilaçlarının ciddi kurallarından kurtulmak için de debranding yaparak jenerik ilaçlarını fahiş fiyatla satabilmektedirler. Örneğin:1. Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılan Symmetrel Ekim 2014 de debranding edilerek amantadin adıyla 5.33 pounddan 130.99 pounda satılmaya başlanmıştır. Yüzde 2358 fiyat artışı.2. Epilepsi ilacı Mysoline 2013 de debrandinding yapılarak, primidon olarak %644 fiyat artışı ile 12.6 pounddan 93.75 pounda çıkartılmıştır.3. Göz damlası fusidic acid debarding ile 2013 de 2.09 pounddan 2016 da 29.06 pounda satılmaya başlanmış.Son senelerde batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye de de ilaç şirketleri daha fazla kazanç elde etmek için çeşitli yöntemler kullanmaktalar. Farklı şirket kurmak, ambalajlarda değişiklik, jenerik ilaç firmalarına jenerik ürünün pazara verilmesini geciktirmek için rüşvet verme, düşük kaliteli hammadde kullanma, ilaçları endikasyon dışı kullandırmak gibi yöntemler haksız kazanç yöntemlerdendir. Türkiye de buna bir de referans fiyat usulsüzlüğü eklendi ve maalesef bu yöntemin önünü açan TİTCK oldu. Bunun sonucu, Endonezya, Filipinler, Hongkong, Güney Afrika, Kolombiya, Kuveyt, Meksika gibi çoğunun ilaç sanayii olmayan ülkeler Türkiye için referans ülke olarak kabul edilir. Bu gibi durumlarda neden ABD veya Avrupa ülkelerindeki jeneriklerin refarans kabul edilmediği anlaşılır bir durum değildir. Örneğin, 2009 yılında Abbott firmasına ait 5 mg İsoptin (Verapamil) infüzyon çözeltisi 1.73 TL idi. Fazla bir satışı olmadığı için Abbott 2012 de ilacı piyasadan çekti. Daha sonra ilaç Türk Eczacılar Birliği tarafından çok daha yüksek fiyatlarla yurt dışından getirilmeye başlandı. Bu arada Abbott jenerik ilaçlarını muhtemelen anlaşmalı olarak başka firmaya sattı. Sağlık Bakanlığının isteği ile 2016 da Abbott ilacı tekrar piyasaya verdi. İlacın Avupa da Abbott tarafından satılmadığı gerekçesi ile Türkiyenin kabul ettiği beş referans ülkeden fiyat alınamadı ve firma referans ülke olarak Filipinleri gösterdi, TİTCK da bunu kabul ederek ilaca 14.20 TL fiyat verdi. Yani 2009 da 1.73 TL den satılan bir ilaç 2016 da % 500 pahalandı. İsoptin infüzyon çözeltisi bir YETİM İLAÇTIR ve senelik satışı 40-50 bin TL yi geçmez. Bu ilaç acil olarak taşikardilerde, ektrasistol ve ciddi hipertansiyon gibi durumlarda kullanılır. ABD de bir kutusu (5 ampul) 40 dolar civarındadır, yani Türkiyeden 10 misli pahalıdır. Eğer TİTC kurumunun ciddi bir ilaç politikası olsa herhalde fiyat almak için yan yollara sapma da olmayacaktır, özellikle de yetim ilaçlarda.Yeni OECD sağlık raporunda gereksiz ve inefektif harcamaların israfa sebep olduğu açık bir şekilde anlatılmakta. OECD ülkelerinde jenerik ilaçlar ortalama orijinal ilaçtan %10-80 daha ucuz satılırken, Türkiye’de jenerik ilacın orijinalinden pahalı olduğu da görülmüştür. Sağlık harcamalarının beşte biri sağlığa hiç veya çok az hizmet etmekte. Akılcı sağlık harcamaları ile daha az harcama ile daha iyi sağlık hizmeti vermek mümkündür. Türkiye gibi tahtırevanla gidenler için bu mümkün değildir. Defalarca hesapladığımız ve yazdığımız gibi Türkiye her sene yalnız ilaç harcamalarında 2 milyar dolardan fazla harcamayı çöpe atmaktadır. Diğer bir örnek Türkiyenin dünyada MR şampiyonu olmasıdır. Mecliste sekreter olarak çalışan bir hastama son 5 ay içinde 6 kafa ve boyun MR’ı çekildiğini hayretler içinde görmüştüm.ABD de MEDICAID kazıklanması!!!1. En fazla fiyatı artanlar: Cozaar, %491 fiyat artışı; Epitol %451 fiyat artışı; Zestril %405 fiyat artışı2. En fazla para harcanan ürünler: Harvoni (hepatit C) 7 milyar dolar; Lantus (insülin) 4.3 milyar dolar; Crestor (kolestrol düşürücü) 2.8 milyar dolar3. Ünite bazında en pahalı ilaçlar: Eyelea (maküler dejenerasyoniçin) 35.457 dolar; Lucentis (maküler dejenerasyon için) 35.331 dolar; Gattex (kısa barsak sendromu için) 24.311 dolar4. En fazla fiyatı artan ilaçlar: Mitomycin %163 artış; Aminophyllin %115 artış; Potasyum klorür ampul %103 fiyat artışıABD başkanlık seçimleri sırasında H. Clinton’un TV reklamlarında bir kadının hikayesi anlatılmış ve çok ses getirmişti. 1980 Yılında 10 ampülü 180 dolar olan ilaç 14.000 dolara çıkartılmış. Valeant firması senelerin migren ilacı dihidroergotamini dünyanın en pahalı migren ilacı haline getirmiş. Valeant’ın soygunu bununla kalmamış, bir çok eski ilaca yeni kılıf uydurarak anormal soygun yapmıştır. ABD başkanlık seçimleri sırasında G. Sanders ve H. Clinton tarafından gündeme getirilen ilaç soygunu Donald Trump’ında dikkatini çekmiş ve ilk icraatlarından birisi olarak büyük ilaç firmalarına ve ilaç soygununa savaş açmıştır (darısı başımıza diyelim, belki bize de bulaşır!!!). Valeant hakkında büyük federal soruşturma halen devam etmektedir.OECD raporuna dönersek (raporun tümü ekli dosyadadır):1. OECD ülkelerinde her 10 hastadan birisi yapılan tedavi (bakım) dan gereksiz yere zarar görmektedir.2. Hastane harcamalarının %10’u hastaların hastanede edindiği enfeksiyon veya tıbbi hataların düzeltilmesi için kullanılmaktadır.3. Her üç bebekten birisi sezeryanla doğurtulmakta, sezeryan oranı en fazla %15 olmalıdır. Bir çok OECD ülkesinde sezeryan oranı %35’in üzerindedir. İzlanda, Hollanda, Finlanda ve İsrailde %15 civarındadır4. Jenerik ilaçlar orijinal ilaçlardan %10-80 daha ucuz satılmakta (Türkiye hariç)5. OECD ülke halklarının %45’i sağlık sektörünün sahtekar ve hatta ileri derecede sahtekar olduğuna inanmaktadır (ilaç sektöründeki sahtekarlık raporu ektedir).6. Avustralya, Belçika, Kanada, Fransa, İtalya ve Portekizde acil servis müracaatlarının beşte biri gereksizdir.