Nefes gazetesinin Prof. Dr. Canan Karatay’ın açıklamalarını aktardığı haber, zayıflama ilaçlarının böbrek, kalp, karaciğer, safra kesesi ve beyne zarar verebileceğini öne çıkarıyor. Ancak büyük klinik çalışmalarda gösterilen organ koruyucu yararlara hiç yer vermiyor; gerçek ve belgelenmiş riskleri ise ayrıştırmadan, kanıtsız iddialarla aynı torbaya koyuyor. İlaç güvenliliği, yalnızca olası zararları sıralayarak anlatılamaz.

Haber ne diyor?
Nefes’in 15 Ekim 2026 tarihli “Canan Karatay’dan zayıflama iğnesi uyarısı. Üç organı işaret etti” başlıklı haberinde, Karatay’ın böbrekler, kalp, karaciğer, safra kesesi ve beyne dikkat çektiği; kontrolsüz kullanımın böbrek yetmezliği, kalp krizi ve zihinsel bulanıklık gibi ciddi sorunlarla ilişkilendirilebileceğini ileri sürdüğü aktarılıyor (1). Başlık üç organdan söz ederken metin beş organ sayıyor. Haberde bu iddiaları destekleyen tek bir araştırma, risk oranı, etken madde adı ya da doz bilgisi yok. Açıklamanın nerede ve hangi bağlamda yapıldığı da belirtilmiyor.
Haberin hakkını vermek gerekir: Metinde bu ilaçların herkes için uygun olmadığı, tedavi kararının mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve yan etkiler gözetilerek hekim tarafından verilmesi gerektiği de yazıyor. Bu doğru bir uyarıdır. Bu değerlendirme, Karatay’ın özgün konuşmasının tamamına değil, gazetenin yayımladığı metne yöneliktir.
Hekim denetimi olmadan ilaç kullanılmaması gerektiği doğrudur. Fakat bu doğru uyarı, bütün bir ilaç grubunun organları tahrip ettiği izlenimini vermeyi haklı çıkarmaz. Bir yan etkinin görülebilmesi ile tedavinin toplamda hastaya zarar vermesi farklı şeylerdir. Bilimsel değerlendirme, olası zararlarla gösterilmiş yararları aynı terazide tartar.
“Zayıflama iğnesi” tek bir ilaç değildir
“Zayıflama iğnesi” ifadesi farklı etken maddeleri, farklı dozları ve farklı tedavi amaçlarını tek başlık altında topluyor. Bu grupta GLP-1 reseptör agonistleri (semaglutid: Ozempic, Wegovy; liraglutid: Victoza, Saxenda) ile hem GIP hem GLP-1 reseptörüne etkili tirzepatid (Mounjaro) yer alıyor. Ozempic ile Wegovy aynı molekül olsa da biri tip 2 diyabet, diğeri obezite tedavisi için ve farklı dozlarda ruhsatlandırılmıştır. Haber hangi molekülden söz edildiğini belirtmediği için okuyucu, aktarılan iddiaların hangi ürüne ve hangi kanıta dayandığını anlayamıyor.
Kalp: kanıtlanan artış değil, azalma
Semaglutidle yapılan SELECT çalışması, kalp-damar hastalığı bulunan, fazla kilolu veya obez, diyabeti olmayan 17.604 kişiyi kapsıyordu. Ortalama 40 aya yakın izlemde kalp-damar ölümü, ölümcül olmayan kalp krizi veya inmeden oluşan birleşik sonuç semaglutid grubunda yüzde 6,5, plasebo grubunda yüzde 8,0 görüldü. Bu, göreli olarak yüzde 20 azalma, mutlak olarak 1,5 yüzde puanlık fark demektir; yaklaşık 67 kişinin üç yılı aşkın süre tedavi edilmesiyle bir olay önlenmiş olur (2). Bu hasta grubunda kanıtlanan sonuç, kalp-damar olaylarında artış değil, azalmadır.
Tirzepatid için de benzer bir tablo var. Tip 2 diyabet ve yerleşik damar hastalığı bulunan 13.299 kişinin yaklaşık dört yıl izlendiği SURPASS-CVOT çalışmasında tirzepatid, kalp-damar yararı daha önce gösterilmiş dulaglutidle karşılaştırıldı. Majör kalp-damar olayları tirzepatid grubunda yüzde 12,2, dulaglutid grubunda yüzde 13,1 oldu (HR 0,92); tirzepatidin dulaglutidden aşağı olmadığı gösterildi, ancak üstünlüğü kanıtlanamadı (3). FDA bu verilere dayanarak Ağustos 2026’da tirzepatide kalp-damar riskini azaltma endikasyonu verdi. Bu bulgular her ilaca ve her kullanıcıya aynen genellenemez; ama “kalp krizine yol açar” iddiasının da karşısında durur.
Böbrek: iki ayrı durum karıştırılmamalı
Semaglutid ve benzerlerini kullanan kişilerde bulantı, kusma ve ishalin yol açtığı sıvı kaybı akut böbrek hasarına neden olabilir. Ürün bilgisinde, bazı vakalarda diyaliz gerektiren olayların bildirildiği açıkça yazılıdır (9). Bu nedenle özellikle tedavi başlangıcında ve doz artırılırken uzun süren sindirim sistemi yakınmaları önemsenmeli, sıvı alımı sağlanmalı, gerektiğinde böbrek işlevleri izlenmelidir.
Buna karşılık FLOW çalışmasında, tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan 3.533 kişide semaglutid; böbrek yetmezliği, böbrek işlevinde ileri kayıp ve böbrek ya da kalp-damar kaynaklı ölümü içeren birleşik sonucun riskini yüzde 24 azalttı. Çalışma, yarar açıkça ortaya çıktığı için ara analizde erken sonlandırıldı (4). Sıvı kaybına bağlı akut böbrek hasarı riski ile uzun vadeli böbrek koruyucu etki aynı anda var olabilir. Haber bu ayrımı yapmadığında okuyucuya eksik bir tablo sunar.
Karaciğer: “zarar” anlatısı kanıtlarla örtüşmüyor
ESSENCE çalışmasında, metabolik işlev bozukluğuyla ilişkili steatohepatit (MASH) ve F2-F3 fibrozisi bulunan hastalarda semaglutid karaciğer biyopsisi bulgularını iyileştirdi. Fibrozis kötüleşmeden steatohepatitin düzelmesi semaglutidle yüzde 62,9, plaseboyla yüzde 34,3 oldu; fibroziste gerileme de semaglutid grubunda daha sıktı (5). FDA, Ağustos 2025’te bu verilere dayanarak semaglutide (Wegovy) MASH için hızlandırılmış onay verdi. Bu sonuçlar henüz uzun vadede karaciğer yetmezliği veya ölümün azaldığını kanıtlamıyor; ancak ilacın karaciğeri genel olarak tahrip ettiği yönündeki bir hükmü de desteklemiyor.
Safra kesesi: haberin haklı olduğu nokta
Haberde sayılan organlar arasında kanıtla en iyi örtüşen risk safra kesesidir. Safra taşı ve safra kesesi iltihabı, GLP-1 ilaçlarının ürün bilgisinde yer alan bilinen yan etkilerdir; risk özellikle hızlı ve fazla kilo kaybıyla artar (9). Ancak haber bunu da diğer iddialarla aynı düzeyde, sıklık ve belirti bilgisi vermeden sunuyor. Okuyucunun bilmesi gereken, sağ üst karın ağrısı, ateş veya sarılık gelişirse hekime başvurmasıdır.
Beyin ve “zihinsel bulanıklık”: kanıt nerede?
“Zihinsel bulanıklık” iddiası için haberde de, bildiğimiz klinik literatürde de bu ilaçlara özgü, nedensellik gösteren bir kanıt yok. Ruhsal yan etkiler konusunda en kapsamlı resmi değerlendirmeyi Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) farmakovijilans komitesi PRAC yaptı ve Nisan 2024’te, eldeki verilerin GLP-1 ilaçları ile intihar düşüncesi veya kendine zarar verme arasında nedensel ilişkiyi desteklemediği sonucuna vardı (6). Bilinç bulanıklığına yol açabilecek gerçek ve öngörülebilir bir mekanizma ise hipoglisemidir: Bu ilaçlar insülin veya sülfonilürelerle birlikte kullanıldığında kan şekeri tehlikeli ölçüde düşebilir. Doğru uyarı, “beyni mahveder” değil, “şeker ilacı kullanıyorsanız doz ayarı için hekiminize danışın” olmalıdır.
Haberin hiç değinmediği, ama sinir sistemiyle ilgili gerçek bir sinyal var: PRAC, Haziran 2025’te semaglutid kullanımıyla görme kaybına yol açabilen ön iskemik optik nöropatinin (NAION) çok seyrek bir yan etki olduğuna karar verdi. Bu, 10.000 hasta-yılı tedavide yaklaşık bir ek vaka anlamına geliyor ve NAION doğrulanırsa tedavi kesilmeli (7). Kanıta dayalı haberciliğin farkı burada görülür: Gerçek bir risk, sıklığı ve yapılması gerekenle birlikte anlatılır.
Gerçek riskler ve asıl tehlike
Bu veriler, ilaçların masum olduğu anlamına gelmiyor. Ürün bilgilerinde akut pankreatit, safra kesesi hastalıkları, ağır sindirim sistemi yakınmaları, sıvı kaybına bağlı böbrek hasarı, insülin veya sülfonilürelerle birlikte hipoglisemi, ameliyat ve sedasyon sırasında mide içeriğinin akciğere kaçması (aspirasyon) riski ile kemirgen çalışmalarına dayanan tiroid C hücresi tümörü uyarısı yer alıyor; medüller tiroid kanseri veya MEN2 öyküsü olanlarda kullanılmamaları gerekiyor (9). Hızlı kilo kaybında kaybedilen kilonun önemli bir bölümünün kas ve yağsız dokudan gelmesi de, özellikle yaşlılarda yeterli protein ve egzersizle birlikte ele alınmalıdır.
Tedavinin bırakılmasının sonuçları da açıkça söylenmelidir. STEP 1 çalışmasının uzatma döneminde, 68 hafta semaglutid kullanıp yüzde 17,3 kilo kaybeden kişiler ilacı bıraktıktan bir yıl sonra kaybettikleri kilonun yaklaşık üçte ikisini geri aldı; kalp-damar risk göstergelerindeki iyileşmeler de çoğunlukla başlangıç düzeyine döndü (8). Bu, ilacın “işe yaramadığını” değil, obezitenin süreğen bir hastalık olduğunu ve tedavinin süresinin baştan planlanması gerektiğini gösterir.
Türkiye bağlamında asıl tehlike ise ilacın kendisinden çok, ilaca nasıl ulaşıldığıdır. Reçetesiz kullanım, estetik amaçlı kısa süreli denemeler, sosyal medyadan ve internetten satın alınan ürünler gerçek bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü Haziran 2024’te sahte semaglutid ürünleri için resmi uyarı yayımladı; bu ürünlerin bir kısmında beyan edilmemiş insülin gibi maddelerin bulunabileceği ve ağır hipoglisemiye yol açabileceği belirtildi (10). Karatay’ın “kontrolsüz kullanım” vurgusu bu açıdan yerindedir; eksik olan, tehlikenin kaynağının doğru gösterilmesidir.
Endüstri finansmanı görünür tutulmalı
SELECT, FLOW, ESSENCE ve STEP çalışmaları Novo Nordisk, SURPASS-CVOT ise Eli Lilly tarafından desteklendi. SURPASS-CVOT’ta karşılaştırma ilacı olarak plasebo yerine dulaglutidin seçilmesi de sonuçların yorumunu güçleştiriyor. Endüstri finansmanı; çalışma tasarımı, sonlanım noktalarının seçimi, sonuçların sunumu ve çıkar çatışmaları bakımından eleştirel inceleme gerektirir. Ancak bu çalışmalara itiraz, yöntem ve veriler üzerinden yapılmalıdır. Kaynaksız organ hasarı iddiaları, klinik araştırmaların yerine geçmez.
Aynı ölçü herkese
Haberin son bölümünde Karatay’ın beslenme önerileri de aktarılıyor: Günde iki öğünün yeterli olduğu, üçüncü öğünün metabolizmayı yorduğu ve doğal kaya tuzunun kesilmemesi gerektiği (1). Bu öneriler de, tıpkı ilaçlarla ilgili iddialar gibi, hiçbir kanıta dayandırılmadan sunuluyor. Kaya tuzu da büyük ölçüde sodyum klorürdür ve tuz kısıtlaması gereken hastalar için sofra tuzundan farklı bir güvenlilik sunmaz. İlaçtan kanıt isteyen bir yaklaşım, beslenme önerisinden de aynı kanıtı istemelidir.
Sorulması gereken sorular
Nefes’in haberindeki temel eksiklik, ilaçların risklerinden söz etmesi değil; riskleri, yararları ve belirsizlikleri birlikte değerlendirmemesidir. Bir uzman görüşü bilimsel araştırmalarla karşılaştırılmadan aktarıldığında okuyucu, görüş ile kanıt arasındaki farkı göremez.
Obezite ilaçları hakkında sorulması gereken sorular açıktır: Hangi ilaç? Hangi hasta? Hangi doz, ne kadar süre? Hangi zarar, ne sıklıkta? İlaç nereden temin edildi? Tedavisiz kalmanın riski ne? Beklenen yarar bu riski karşılıyor mu? İlaç bırakıldığında ne olacak?
Sağlık haberciliğinin görevi, ilaç pazarlamaktan kaçındığı kadar ilaç korkusu yaratmaktan da kaçınmaktır. Hastayı koruyan şey, sansasyonel organ listeleri değil; ölçülebilir riskler, güvenilir kanıtlar ve doğru klinik değerlendirmedir.
Kaynaklar
- Nefes Gazetesi. Canan Karatay’dan zayıflama iğnesi uyarısı. Üç organı işaret etti. 15.10.2026. https://www.nefes.com.tr/canan-karataydan-zayiflama-ignesi-uyarisi-uc-organi-isaret-etti-158155
- Lincoff AM, et al. Semaglutide and cardiovascular outcomes in obesity without diabetes (SELECT). N Engl J Med. 2023;389:2221-32.
- Nicholls SJ, et al. Cardiovascular outcomes with tirzepatide versus dulaglutide in type 2 diabetes (SURPASS-CVOT). N Engl J Med. 2025.
- Perkovic V, et al. Effects of semaglutide on chronic kidney disease in patients with type 2 diabetes (FLOW). N Engl J Med. 2024;391:109-21.
- Sanyal AJ, et al. Phase 3 trial of semaglutide in metabolic dysfunction-associated steatohepatitis (ESSENCE). N Engl J Med. 2025;392:2089-99.
- EMA. Meeting highlights from PRAC, 8-11 April 2024: GLP-1 receptor agonists and suicidal and self-injurious thoughts and actions.
- EMA. PRAC concludes eye condition NAION is a very rare side effect of semaglutide medicines Ozempic, Rybelsus and Wegovy. Haziran 2025.
- Wilding JPH, et al. Weight regain and cardiometabolic effects after withdrawal of semaglutide: the STEP 1 trial extension. Diabetes Obes Metab. 2022;24(8):1553-64.
- Wegovy ve Ozempic (semaglutid) Kısa Ürün Bilgisi (EMA EPAR) ve ABD reçeteleme bilgisi (FDA); Mounjaro (tirzepatid) ürün bilgisi.
- WHO. Medical Product Alert: falsified semaglutide. 20.06.2024. https://www.who.int/news/item/20-06-2024-who-issues-warning-on-falsified-medicines-used-for-diabetes-treatment-and-weight-loss
Not: Bu yazının hazırlanmasında AI desteği alınmıştır.






