GLP-1 İLAÇLARI KANSERİ ÖNLER Mİ?
Kilo verme ve diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 reseptör agonistlerinin (semaglutid, tirzepatid, liraglutid ve benzerleri) bazı kanser türlerinin sıklığını azaltabileceğine dair gözlemsel veriler birikmeye devam ediyor. Healio’nun 17 Eylül 2026 tarihli haberi, 29 Mayıs-2 Haziran 2026’da Chicago’da yapılan ASCO Yıllık Toplantısı’nda sunulan bir düzineden fazla çalışmayı bir araya getirerek “harekete geçme zamanı” başlığını kullandı. Haberin asıl önemi ise başlıktan çok içinde: araştırmacıların kendileri de bu verilerin neden-sonuç ilişkisini göstermediğini ve prospektif çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Meme kanseri: %30 göreli, binde 7 mutlak fark
Pennsylvania Üniversitesi Abramson Kanser Merkezi’nden radyolog Prof. Elizabeth McDonald ve ekibi, Ocak 2022-Haziran 2025 arasında meme görüntülemesi yapılan, 45-80 yaş arası ve beden kitle indeksi 25 kg/m² veya üzeri 111.646 kadının elektronik sağlık kayıtlarını geriye dönük olarak inceledi. Bu kadınların 15.264’ünde GLP-1 reçetesi vardı. Yaş, ırk, etnik köken, meme yoğunluğu, BKİ ve diyabet açısından bire bir eşleştirilen kohortta meme kanseri GLP-1 kullanıcılarında %1,62, kullanmayanlarda %2,31 oranında görüldü (OR 0,695; %95 GA 0,59-0,82). Eşleştirilmemiş analizde OR 0,649 idi.
Göreli azalma %30 olarak sunulsa da mutlak fark 0,69 yüzde puan, yani 1.000 kadında yaklaşık 7 vaka. Araştırmacılar kullanılan GLP-1 ilacının türünü, kullanım süresini, genetik risk faktörlerini ve tanı anındaki kanser evresini ya da tipini hesaba katmadıklarını kendileri belirtiyor. McDonald’ın ifadesiyle bulgular “açıkça hipotez üretici” niteliğinde.
Aynı toplantıda TriNetX küresel veri tabanını kullanan ikinci bir çalışma, genetik yatkınlık, aile öyküsü, yoğun meme dokusu ya da yüksek riskli lezyon gibi en az bir risk faktörü taşıyan ve BKİ’si 30 kg/m² veya üzeri olan 80.480 kadını inceledi. Bu grupta GLP-1 kullanımı daha mütevazı, %16’lık bir azalmayla ilişkili bulundu (HR 0,84; %95 GA 0,78-0,92). İki çalışma arasındaki büyüklük farkı, etki tahmininin çalışma tasarımına ve popülasyona ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.
Akciğer, karaciğer ve kolorektal kanser
Jefferson Einstein Philadelphia Hastanesi’nden Dr. Ariana N. Neely, tütün kullanımı, kronik akciğer hastalığı, geçirilmiş radyoterapi ya da mesleki ve çevresel maruziyet gibi yüksek risk özellikleri taşıyan, akciğer kanseri öyküsü olmayan erişkinleri yine TriNetX üzerinden inceledi. Akciğer kanseri GLP-1 kullanıcılarının %2,0’ında, kullanmayanların %2,4’ünde gelişti (HR 0,687; %95 GA 0,62-0,76). Neely, mutlak risk azalmasının “oldukça mütevazı” olduğunu kabul ediyor. Burada okurun dikkatini çekmesi gereken bir nokta var: ham kümülatif oranlar arasındaki fark yaklaşık %17’lik bir göreli azalmaya karşılık gelirken raporlanan tehlike oranı %31’lik bir azalma ima ediyor. Bu fark izlem süresi ve analiz yöntemiyle açıklanabilir, ancak tam makale yayımlanmadan değerlendirmek mümkün değil.
UT Health San Antonio Mays Kanser Merkezi’nden Dr. Colton Jones ve Neely, farklı etiyolojilere bağlı yüksek riskli bireylerde hepatosellüler karsinomun birincil önlenmesini inceleyen çok merkezli bir analiz de sundu; her iki grupta medyan izlem 5,75 yılın üzerindeydi. Aynı ekip 2026 başında ASCO Gastrointestinal Kanser Sempozyumu’nda GLP-1 kullanıcılarını aspirin kullanıcılarıyla karşılaştırmış ve kolorektal kanserin %0,130’a karşı %0,176 oranında görüldüğünü bildirmişti (HR 0,643; %95 GA 0,531-0,778). Mutlak fark on binde yaklaşık 5.
Jones’un Healio’ya verdiği değerlendirme durumu iyi özetliyor: “Sinyal hiç olmadığı kadar güçlü, muhtemelen de olabileceği kadar güçlü; ama hâlâ ilişkilerden söz ediyoruz.”
Temkinli olunmalı:
ASCO oturumunun tartışmacısı olan Kanada Sinai Health Prosserman Nüfus Sağlığı Araştırma Merkezi başkanı Rayjean Hung, GLP-1 ile kanser önlenmesi arasında güçlü bir biyolojik gerekçe bulunduğunu kabul etmekle birlikte önemli uyarılarda bulundu: GLP-1 reçetesine bağlı seçim yanlılığı, zamanla ilişkili yanlılıklar, önemli risk faktörlerinin eksikliği ve görece kısa izlem süreleri. Hung, aktif karşılaştırıcılı ve yeni kullanıcı tasarımlarının, hedef deneme emülasyonunun ve negatif kontrol analizlerinin kullanılmasını önerdi.
Bu uyarılar klinik farmakoloji açısından yabancı değil. Metforminin kanseri önlediğine dair 2000’li yıllarda çok sayıda gözlemsel çalışma yayımlanmıştı; Suissa ve Azoulay’ın gösterdiği gibi bu çalışmaların önemli bir kısmı “ölümsüz zaman” (immortal time) yanlılığı taşıyordu ve bu yanlılıktan arındırılmış tasarımlarda koruyucu etki büyük ölçüde kayboldu. GLP-1 verilerinde de benzer riskler var: bu ilaçlara erişebilen hastalar sağlık sistemiyle daha düzenli temas eden, sigortası olan ve genel olarak daha sağlıklı davranışlar sergileyen bir grup olabilir. Ayrıca ASCO’da sunulan çalışmaların önemli bir kısmının aynı ticari veri tabanından (TriNetX) ve örtüşen yazar ekiplerinden gelmesi, bulguların bağımsız replikasyon olarak sayılmasını zorlaştırıyor.
Tablo tek yönlü de değil. Veterans Health Administration verileriyle yapılan eşleştirilmiş bir kohort çalışmasında GLP-1 kullanıcılarında hepatosellüler karsinom, DPP-4 inhibitörü kullanıcılarına göre biraz daha sık görülmüştü (OR 1,31; %95 GA 1,11-1,56). Karşılaştırıcı seçimi sonucu belirleyebiliyor.
Sıradaki adım: prospektif çalışma
McDonald ve ekibi, meme kanseri öyküsü olanlar dahil yüksek riskli kadınlarda GLP-1 ilaçlarının meme kanseri sıklığını azaltıp azaltmadığını inceleyecek uluslararası, çok merkezli prospektif bir çalışma için finansmanı tamamlama aşamasında. Çalışmanın randomize olup olmayacağı, hangi ilacın ve dozun kullanılacağı ve birincil sonlanım noktası henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. McDonald’a göre neden-sonuç ilişkisi bu büyüklükte doğrulanırsa kadınlara yaşam tarzı değişikliği dışında sunulabilecek yeni bir seçenek doğacak. Tamoksifen gibi mevcut önleyici ilaçların yan etkiler nedeniyle düşük kullanım oranı düşünüldüğünde bu beklenti anlaşılır; ancak şimdilik bir beklentiden ibaret.
Değerlendirme
GLP-1 ilaçlarının kanser riskine etkisi araştırılmaya değer ve biyolojik olarak akla yatkın bir soru. Ancak eldeki veriler, geriye dönük kayıt analizlerinden elde edilmiş, çoğu henüz tam makale olarak hakemli dergide yayımlanmamış kongre özetleri. Göreli risk azalmaları etkileyici görünse de mutlak farklar küçük. Bu aşamada GLP-1 ilaçlarının kanserden korunma amacıyla reçete edilmesi ya da ruhsat dışı kullanımının bu gerekçeyle teşvik edilmesi için bilimsel temel yok. Hastaların ve hekimlerin bu haberleri “kilo verdiren iğne kanserden de korur” biçiminde okuması, ilacın bilinen yan etkileri ve maliyeti karşısında yanıltıcı olur. Soru, ancak iyi tasarlanmış randomize çalışmalarla yanıtlanabilir.
Kaynaklar
- Healio. ‘Time to act’: Signals that GLP-1s reduce cancer risk strengthen; prospective study planned. 17.09.2026. healio.com
- McDonald ES, Gillis L, Gabriel P, et al. Association of GLP-1 agonists with breast cancer incidence in women. ASCO 2026 Annual Meeting; Penn Medicine basın bülteni, 02.06.2026.
- Medscape. Two studies link GLP-1 use to lower breast cancer risk. 25.06.2026.
- Neely AN, King SJ, Verinumbe T, et al. Clinical impact of GLP-1 receptor agonist use on lung cancer incidence in high-risk patients. J Clin Oncol 2026;44(16_suppl):10559.
- Jones C, et al. GLP-1 RAs for primary prevention of HCC in a pan-etiology high-risk cohort. ASCO 2026, Abstract 10522.
- Jones CF, Obomanu E, Neely A, et al. GLP-1 receptor agonist vs aspirin for primary prevention of colorectal cancer. J Clin Oncol 2026;44(2_suppl):18.
- The ASCO Post. Losing weight and breast cancer risk? The GLP-1 question. Eylül 2026.
- Suissa S, Azoulay L. Metformin and the risk of cancer: time-related biases in observational studies. Diabetes Care 2012;35:2665-73.
- Association of GLP1-receptor agonists with risk of hepatocellular carcinoma: a retrospective cohort study (VHA 2006-2021). PubMed 40587039.
Not: Bu haberin hazırlanmasında AI desteği alınmıştır.






