SAÇTA KOKAİN BULUNMASI?

SAÇTA KOKAİN BULUNMASI?
Acı İlaç

Saçta Kokain Bulunması Ne Demektir?

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay

Son günlerde hemen her gün basin ve yayın organlarında yapılan kontrollarda uyuşturucu kullandığı tesbit edilen özellikle belli grupların sonuçları yayınlanmaktadır. Bu kişilerin hakikaten uyuşturucu kullanıp kullanmadığı bilimsel olarak ispat edilmedikçe kamu oyuna afişe edilmemelidir. Bunların bir kısmı kontaminasyon veya uygun olmayan ölçüm yöntemleri ile yanlış olarak kamuoyuna açıklanmaktadır. Özellikle hukukçu arkadaşlardan gelen istek üzerine daha önce yadığım yazılara ilave olarak ağağıdaki yazıyı ilgilenenler sunuyorum.

    1. Tıpta kokain kullanımı: http://www.klinikfarmakoloji.com/aci-ilac/tipta-kokain-kullanimi
    2. Kokain testleri ne kadar doğru: http://www.klinikfarmakoloji.com/aci-ilac/kokain-testleri-ne-kadar-dogru

Adli tıpta kişinin kokain kullanıp kullanmadığını tespit etmek için şahıslardan kan, idrar, saç ve tırnak örnekleri alınır; bu örneklerden kan ve idrar için akut veya yakın dönem maruziyet, saç için geriye dönük yaklaşık 1–2 aylık maruziyet ve tırnak için ise daha uzun dönem sistemik maruziyet değerlendirilmesi yapılabilir. Analizlerde kullanılan analitik yöntemler arasında kan örneklerinde LCHRMS ile kontrole tabi maddelerin kalitatif analizi, GC/MS, LC/MS/MS, GC/MS/MS, HS/GC/MS, HS/GC, HRLCMS (ORBITRAP) ve HRLCMS (Q-TOF) bulunmaktadır. Bu yöntemler, analitik toksikolojide yüksek duyarlılığa sahip, moleküler düzeyde doğrulama yapabilen ileri teknolojik yöntemlerdir; özellikle LC-MS/MS ve yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi (HRMS; Orbitrap/Q-TOF) sistemleri, yanlış pozitifliğin en düşük olduğu ve uluslararası düzeyde “altın standart” kabul edilen doğrulama yöntemleri arasında yer almaktadır. Bu yöntemlerle madde kantitatif olarak ölçülür, sonuçlar yalnızca kalitatif (var/yok) olarak raporlanmaz; kantitatif miktarlar belirtilmeden, kişinin kokain kullanıp kullanmadığı hakkında kesin bir sonuca varılması bilimsel açıdan yanıltıcı olabilir.

Saç analizinin doğası gereği akut veya yakın dönem kullanım göstergesi olmadığı, dışsal kontaminasyona en açık biyolojik matris olduğu ve pasif maruziyetleri aktif kullanım gibi gösterebildiği bilinmelidir. Uluslararası literatürde saç, “en tartışmalı toksikolojik materyal” olarak kabul edilmektedir. Benzoylecgonine tespiti genellikle metabolik dönüşümü düşündürse de bilimsel literatür; çevresel kokain dumanına maruz kalma, ter ve sebum yoluyla dışsal bulaş, yetersiz saç yıkama/dekontaminasyon, saçın kozmetik olarak hasarlı olması, kişinin yoğun sosyal, kalabalık ve temas içeren yaşam tarzı ile kokain kullanan kişi veya kişilerle yakın temas durumlarında aktif kullanım olmaksızın da saçta metabolit saptanabileceğini açıkça göstermektedir. Dolayısıyla saçta metabolit varlığı tek başına kullanım kanıtı değildir; kişinin aktif olarak kokain kullandığı ileri sürülüyorsa kokain ve benzoylecgonine miktarları (pg/mg), saç yıkama sıvısı (wash fluid) analizi, ana madde / metabolit oranı, Cut-off (eşik) değer referansları ve SoHT (Society of Hair Testing) kriterlerine açık atıf mutlak belirtilmelidir. Kan ve idrarın negatif olması yakın dönem veya düzenli kokain kullanımını sorgulatır; en azından idrarda benzoylecgonine saptanması beklenir ve saçta pozitif, kan ve idrarın tamamen negatif olması, aktif veya yakın dönem kullanım olasılığını ciddi biçimde zayıflatır.

Saç testinde kokain sonucunu etkileyen temel unsurların başında çevresel kontaminasyon (pasif maruziyet) gelmektedir; kokain içilen bir ortamda bulunmak duman/aerosol partiküllerinin saç tellerine tutunmasına yol açabilir, ayrıca ele bulaşan partiküllerin saça temasıyla transfer olasılığı vardır. Dışsal kontaminasyonun saç analizinde pozitifliğe nasıl yol açabileceği klasik çalışmalarda sistematik biçimde gösterilmiştir. Laboratuvarlar numuneyi analiz etmeden önce “yıkama/dekontaminasyon” basamakları uygular; ancak literatür, kokainin saç yapısına farklı mekanizmalarla bağlanabildiğini ve standart yıkama prosedürlerinin her koşulda dışsal bulaşmayı tamamen ortadan kaldıramayabileceğini göstermektedir. Bu nedenle adli-toksikolojik sorgulamada yıkama sıvısı analizi (wash fluid analysis) kritik bir yardımcı kanıttır ve yıkama sıvısındaki kokain miktarının yüksek olması, saçtaki bulgunun dışsal kontaminasyondan kaynaklanabileceğine dair şüpheyi güçlendirir. Saçın kimyasal ve fiziksel durumu da sonucu etkiler; saç boyası, açıcılar ve perma gibi işlemler saçın koruyucu tabakasını bozarak daha gözenekli hale getirebilir, ayrıca saç rengi ve melanin içeriğinin bazik maddelerin (kokain dahil) saçta tutulumu üzerinde etkili olduğu kapsamlı derlemelerde vurgulanmıştır. Tarama testlerinde (immünoassay/ELISA) analitik çapraz reaksiyon riski dikkate alınmalı ve pozitif tarama sonuçlarının mutlaka GC/MS veya LC/MS gibi doğrulama yöntemleriyle teyit edilmesi adli standarttır. Gerçek pozitif ile yalancı pozitif ayrımında en kritik yaklaşım, yalnızca kokainin kendisine değil, vücut tarafından işlendiğini gösteren metabolit paternlerine bakılmasıdır.

Laboratuvarın ISO/IEC 17025 standardı kapsamında akredite olmaması, teknik yeterliliğin belirsiz olduğu, cihaz kalibrasyonlarının ve analiz yönteminin bağımsız bir denetçi tarafından onaylanmadığı anlamına gelir. Yöntem geçerliliği (validasyon) açısından kokainin saçtan geri kazanımı ve dış kontaminasyondan ayırt edilmesi için kullanılan metodun sağlamlığı şüpheli kalabilir. Uluslararası karşılaştırılabilirlik ve hukuki geçerlilik açısından akredite edilmemiş bir sonuç savunma makamı tarafından kolaylıkla çürütülebilir; hakimler ve savcılar hata payı belgelenmediği için bu sonucu "kesin delil" yerine "şüphe uyandırıcı bilgi" olarak kabul edebilir. Ayrıca EA (European Accreditation) ve ILAC karşılıklı tanıma sistemlerinde bağlayıcılığı zayıflayan bu raporlar, uluslararası otoriteler nezdindeki güven zincirini zayıflatır. SoHT (Society of Hair Testing) konsensusuna göre kantitatif sonuç zorunludur, saç yıkama suyu analizi yapılmalıdır, metabolit oranı raporlanmalıdır ve tek biyolojik matrikste pozitiflik yeterli değildir.

Kaynaklar:

  1. Niemann A. Über eine neue organische Base in den Cocablättern. Archiv der Pharmazie. 1860.
  2. Freud S. Über Coca. Centralblatt für die gesammte Therapie. 1884.
  3. Goerig M. Carl Koller, cocaine, and local anesthesia. Anesthesiology. 2012.
  4. Halsted WS. Practical comments on the use and abuse of cocaine. New York Medical Journal. 1885.
  5. Ruetsch YA, Boni T, Borgeat A. From cocaine to ropivacaine: the history of local anesthetic drugs. Current Topics in Medicinal Chemistry. 2001.
  6. Koller C. On the use of cocaine for producing anaesthesia on the eye. The Lancet. 1884.
  7. Nunn DB. William Stewart Halsted—A profile. J Vasc Surg. 1989.
  8. FDA clinical review dokümanı (kokain topikal solüsyonların kullanımı bağlamı).
  9. Harrison Narcotics Tax Act (1914).
  10. “A Century of American Narcotic Policy”. NCBI Bookshelf.
  11. FDA notification: cocaine hydrochloride solution products.
  12. Pragst F, Balikova MA. State of the art in hair analysis for detection of drug and alcohol abuse. Clin Chim Acta. 2006.
  13. Blank DL, Kidwell DA. External contamination of hair by cocaine. Forensic Sci Int. 1993.
  14. Stout PR, Ropero-Miller JD, Baylor MR, Mitchell JM. External contamination of hair with cocaine: evaluation. J Anal Toxicol. 2006.
  15. Barroso M, et al. Forensic Sci Int.